Namaz Kılan Ne Kazanıyor

Sosyal Medyalarda Bu Konuyu Paylaşırmısın ?
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Hz. Osman (r.a.) anlatıyor: -Rasulullah’1n (s.a.v.) şöyle buyurduğunu işittim: Birinizin evinin avlusunda bir nehir aksa da bunun içinde günde beş sefer yıkansa acaba bedeninde hiç kir kalır mı? Aleyhissalatü Vesselamın muhatabı:

-Hiçbir şey kalmaz dedi. Rasulullah (s.a.v.) de:

-İşte namaz da böyledir, Suyun kiri pası giderdiği gibi 0 da günahları giderir.

Namaz kâmil manada kılınırsa, birçok hadis-i şerifte de işaret buyrulduğu gibi günahları siler, temizler. Çünkü namazda tevbenin şuur haline gelmesi söz konusudur. Yani namaz ile yapılan tevbe kasdi ve iradi olmamakla beraber, insanın namazla bütünleşmesi ve bu bütünlük içinde rabbin huzuruna gelmesi onda tevbe adına bir şuur mayalar. Yeter ki, namaz istenen ölçüler çerçevesinde eda edilmiş olsun.

Namaz

Diğer taraftan namaz yekpare tevbe demektir. Tevbe namazın bütün rükünlerine öyle sinmiştir ki, onu tevbeden ayrı mütalaa etmek adeta imkânsızdır. Her tevbe elbette namaz değildir; fakat şuurla kılınmış heıf namaz aynı zamanda bir tövbedir.

Hadislerde, günahlara kefaret olan namaz hakkında her hangi bir kayıt ve isimlendirme yoktur. Bundan da, her namazın böyle potansiyel bir güce sahip olduğunu manasını anlayabiliriz. Ne var ki namazın böyle bir tesir icra edebilmesi için öncelikle onun istenen seviyede yerine getirilmesi lazımdır.

Burada, konuyla ilgili hadislerden anlaşılabilecek şöyle bir nükteye de dikkat çekmek istiyorum: Cenabı-ı Hak dilerse her namazda günahları affedebilir. Ancak kul günahınm ızdırabını, yirmi dört saat gönlünde duymalıdır ki, bu, o günahların affına ciddi bir davetiye olsun ve o gün işlenen günahlara karşılık, yine o gün dolu dolu tövbeyle geçsin. Ve kul, bu tevbenin kabulünü o günün bütün namazlarında arasın; arasın ve bulmaya çalışsın. Her günün böyle geçirenler için, bu şuurla namazın eda edilmesi de ayrı bir lütuf olsa gerek. İşte namazın bizzat isimlendirilerek söylenmemesinde bir de böyle nükte var}

Nasıl ki, ramazan içinde kadir gecesi, Cuma içinde duaların kabul edildiği vakit gizlidir ve bununla da bütün ramazan ayımn ve Cuma gününün değerlendirilmesi hikmeti gözetilmiştir. Bunun gibi, günaha kefaret olacak namaz da gizli kurulmuştur ki, insan her namazında bunu arasın ve namazını bu duygularla eda etsin. Neticede de, namazlarından herhangi birinde kefaret meyvesini devşirmiş olsun.” Kütüb-i Sitte, cilt: 17, s. 87

Namazı emreden Allah (C.C.) olduğu için namazı rabbimizin emrettiği şekilde kılan O’nun sevgisini kazanır.

Namaz kılan peygamberine (s.a.v.) benzer.

Peygamberimiz (s.a.v.) ve diğer peygamberler hepsi de namaz kıldıkları ve ümmetlerine emrettikleri için namaz kılan kimse onların o güzel haliyle hallenmiş, Allah’ın ve elçilerinin boyasıyla boyanmış, Islam ümmetinin bir ferdi olmuş olur.

Çoğu zaman çalıştığımız iş yerlerinde b’izim amirimiz durumunda olanların bile emirlerine nasıl dikkat ederiz.Verilen görevi en güzel şekilde yaparız. Ama bu emri veren yerlerin ve göklerin sahibi yüce Allah (cc.) olunca akan sular durmalı. Aman ya rabbi emrin başım üstüne deyip derhal ezan okunduğunda O’nun huzurunda namaza durmalıyız.


Sosyal Medyalarda Bu Konuyu Paylaşırmısın ?
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •